Similar topics

Elazığ Tarihi

Aşağa gitmek

Elazığ Tarihi

Mesaj tarafından By_hakaN Bir C.tesi 06 Ara. 2008, 07:15

GENEL TARIHI

ELAZIG ili dogal sartlarin elverisli olmasi nedeniyle paleolitik (yontma tas) döneminden beri çesitli topluluklarin yerlestigi bir alan olmustur.
Keban ve Karakaya barajlari eski eserleri kurtarma projesi çerçevesinde yapilan arkeolojik kazi ve arastirmalar ,yöre tarihinin bilinmesine büyük katkilar saglamistir.
Bu çalisma isiginda Elazig-Harput yöresinin bilinen en eski sakinleri Hurriler’dir. Arkeolojik kazilar sonunda elde edilen tabletlerden anlasildigina göre Hurriler ,Ön Asya da büyük bir bölgeye yayilmis ,M.Ö.2 bin yilinin sonlarinda kuvvetlenerek irkdaslari Subar Beyleri’ni de egemenlikleri altina alarak ,sinirlarini genisletmislerdir. Hurriler den sonra bölge Hititlerin hakimiyeti altina geçmistir.
M.Ö.IX, yüzyildan itibaren Urarturlar bölgeye egemen olmuslardir. Urartu dönemine ait Palu,Kömürhan ve Bagin’da çivi yazili kitabeler bulunmaktadir. M.Ö.VII. yüzyillar da bölgeye Medler hakim olmus , sonraki yüzyillarda Pers Straplar’in Büyük Iskender’e yenilmesiyle Pers hakimiyeti sona ermis , bölge Iskenderin ordularinin denetiminde kalmistir.M.Ö.546 yilinda Roma ordusu Persler’e yenilince yörede Persler’in hakimiyeti görülmeye baslamistir.
Bu hakimiyetle birlikte yöre M.S.III. yüzyila kadar Pers-Roma mücadelesine sahne olmus ,Büyük Roma Imparatorlugu’nun M.S.395 yilinda ikiye bölünmesinden sonra yörede ,Sasani Bizans mücadelesi baslamistir. Sonuçta Firat’in batisi Bizans,dogusu Sasaniler ,hakimiyetine girmistir.

KÜLTÜR TARIHI

Bugünkü Elazig 1834 yilinda tarihi Harput'un bir mezrasi olan ve "mezre" diye anilan ovaya nakledilmesiyle kurulmustur. Cumhuriyet döneminde ise gelismesine devam ettirerek gelisen ve Dogu Anadolu'nun önemli merkezlerinden birisi olan Elazig, kültür tarihi ve yerlesme tarihi açisindan büyük önem arz eder.
Bilim adamlarinin yer degistiren sehirler arasinda saydigi Elazig ,1937 yilinda bugünkü ismini almistir. Harput; Sultan Aziz döneminde Mamüret'ül-Aziz ismin alincaya kadar Harput ismiyle bilinmis ve tarihe mal olmustur. Bu nedenlerle Elazigi anlatirken onun menseini olusturan Harput'dan bahsetmek ve hatta birisinin ismi anildiginda digeri anlamak mecburiyeti var gibidir.
Elazig(Harput)ve çevresi çok eski bir yerlesme bölgesidir. Yöre hakkinda ilk yazili belgeler M.Ö.2000 yillarina rastlar. Ancak 1967 yilinda Keban Baraji'nin yapimi nedeniyle olusacak olan göl sahasinda yapilan arkeolojik kazi ve etnografik arastirmalardan elde edilen buluntular , yörenin paleolitik (eski tas)devrine ulasan bir iskan sahasi oldugunu ortaya çikarmistir. Nitekim Elazig'in Murat ve Karasu'nun birlesmesinden olusan Firat Nehrinin çizdigi yay içinde sulak ve verimli bir ova üzerine kurulmasi ,yöreyi yerlesmeye elverisli kilmistir.
Elazig(Harput)'in yazili tarihi hakkinda ilk bilgilerin Hitit tabletlerinden almaktayiz. Buna göre yörenin ilk sakinleri Mitanni adinda bir devler kuran Hurriler olmustur. M.Ö.III ve IV bin yillarinda bölgede Subarlarin yasadiklari ve Firat isminin bunlar tarafindan verildigi ileri sürülmüstür. Subarlar'in Hurriler2le ayni kökten geldikleri ve yeryüzünde madeni ilk isleyen kavim olduklari bilinmektedir. Hatta islenen madenlerin Mezopotamya'ya da ihraç edildigi anlasilmaktadir. Mezopotamya'da gelisen kültürlerin kökenini burada aramanin daha dogru olacagi kanaatindedirler.
Hurriler2den sonra M.Ö.2000 yillarinda yöreye ISUVA adi veren, tarimda ve dokuma sanatinda ileri olan Hititler hakim olmuslardir.
Hititlerin yöredeki egemenligine ;çivi yazisini kullanan ve tas oymaciligi konusunda ileri olan Urarturlar son vermistir. Günümüzde de ayakta olan Harput Kalesini ilk yapanlarin Urarturlar oldugu ileri sürülmektedir.
M.S. 1. Asirla 3. Asar kadar Harput'a hakim olan Romalilar ,madencilikte ileri olup yörede maden isletmeleri kurmuslar Harput ve civarinda azda olsa bir sehir hayatinin ortaya çikmasina vesile olmuslardir.
Sasaniler'le Bizansizlar arsinda zaman zaman el degistiren Harput , 7. Asrin ortalarinda Bizansizlar'in eline geçer. Sonra H.z.Ömer zamaninda müslüman Araplarin hakimiyetine girer. Bu dönemlerde Uluova ve Kuzuova da hayvancilik yapiliyor,insanlar çoksade bir hayat sürüyorlardi .10.asirda ikinci defa Harput'u ele geçiren Bizanssizlar burada bir vilayet teskilati kurmuslardir.
Harput ve çevresi 1071 yilinda kazanilan Malazgirt zaferinden sonra 1085 yilinda Türkler'in eline geçmistir.Harput'taki ilk Türk hakimiyeti Çubukogullari ile baslar.Bu dönemde Harput'un iskani ve imari çalismalari uç verir.Böylelikle günümüze kadar gelen ve sonsuza kadar devam edecek olan Türk hakimiyeti saglam temeller üzerine kurulmus olur.
Anadolu'nunu fethine katilarak ,Türklesmesinde önemli rol oynayan Artukogullari ,Harput'ta 1113 yilindan baslayip 1234 yilina kadar ,yüzyil sürecek olan bir hakimiyet kurmuslardir.Artukogullari'nin Harput'un kültür tarihi üzerinde önemli bir yeri vardir.Osmanlilar gibi kayi boyundan olan Artuklular ünlü komutan Belek Gazi'yi yetistirmis ,Harput'u bugüne kadar ulasan Türk-Islam eserleriyle süslemeye baslamislardir.Harput'taki Ulu Cami,Alacali Camii bu dönemde yapilmislardir.Yine Artukogullari döneminde bir hastane,bir çok çesme ,türbe ,saray insa edilmistir.Harput kalesi önemli bir onarim görmüs ve bazi eklentiler yapilmistir. Yine kalenin hemen dibinde Süryani Kilisesinin Artuklu Hükümdari Fahrettin Karaaslan tarafindan yapildigi kanaati vardir.
Bu dönemde ticaret ve el sanatlari son derece gelismistir.1185 yilinda yapilan Ahi Musa Mescidi'nin varligi Harput'ta bir Ahi Teskilati'nin kuruldugunu göstermektedir.Artuklular dönemi Harput'un bayindir hale gelmesiyle birlikte bilim ve sanatta da önemli hamlelerle doludur.Adi bilinmeyen bir yazar matematik kitabi yazmis ,musikide .edebiyatta önemli gelismeler olmustur.Artuklular döneminde Uluova ve Kuzuova da geleneksek usüllerle tarim yapilmistir.Bu dönemlerde evler genellikle tek katli ve damlidir.
Artuklular döneminde Harput bir bilim,kültür,sanat ve ticaret merkezi haline gelmistir.
Anadolu Selçuklu hükümdari Alaaddin Keykubat ,Artuklularin egemenligine son vererek Harput'a hakim olur. Bu dönemde Harput'ta Türk-Islam Kültürü tamamen hakimdir. Ticaret,sanat ve kültür sehri olma özelligini sürdürür. Arap Baba Mescidi bu dönemin eseri olup,mescitteki çini isçiligi ,el sanatlarinin ne kadar ileri bir düzeyde oldugunu gösterir.
Selçuklular'in zayiflama dönemlerinde Harput'a Ilhanli akinlari oldu. Ilhanlilar yörede huzursuzluk yarattiklari gibi Harput'ta olusan uygarlik birikimlerini de önemli ölçüde tahrip etmislerdir. Harput'un yasadigi en aci ve en talihsiz yillar bu dönem olmustur.
Ilhani hakimiyetinden sonra Harput'a 1339 yillarinda baslayip 1465 yilina kadar sürecek olan Dulkadirogullari dönemi baslar ve bu dönemde Harput Kalesi tekrara onarim görür.
Tarihi boyunca bir sinir bölgesi ve ihtilaf hududu olarak kalan Harput ,1465'de Akkoyunlular'in eline geçer ve Osmanlilara sinir olusturursuzun Hasan döneminde Italyan gezgini Barbora'ya göre göz kamastirici bir kenttir. Akkoyunlular zamaninda Harput'ta para basilmis,kültür ve sanatta önemli hamleler yapilmis ,çok sayida din adami ,bilim adami ve sanatkar yetismistir.
Harput 1507 yilinda Safaviler'in eline geçmis ,26 mart 1516 yilinda ise Osmanli Devleti topraklarina katilmistir. Osmanli Devleti zamaninda en olgun devrini yasar ve Dogu Anadolu 'nun ticaret merkezi olur. Bu dönemde Palu ve Keban'da da önemli eserler yaptirilmis ,Keban ve Maden ilçelerinde maden isletmeciligi oldukça gelismistir. Bu nedenle özellikle Harput'ta bakir isletmeciligi gelismis ;bakir türkülere konu olmustur.
Harput medreselerinde çok sayida vasifli alim ve sanatkar yetismistir. Yöre insani divan edebiyati konularina hakim olmus ,Fuzuli ve Nedim gibi sairlerimizin siirlerini bestelemislerdir. Medrese kültürü ile, kir kültürü birbirini yakindan etkilemis aydin halk tezadi önemli ölçüde ortadan kaldirmistir. Bu dönemde musikide de önemli gelismeler olmus ve divan gelenegi ile halk geleneginin kaynasmasindan olusmus bir müzik kültürü ortaya çikmistir. Ipekçilik son derece gelismis ,ipek tezgahlari ve fabrikalari kurulmustur.
Evliya Çelebi Harput'ta 17. Yüzyilda 600 dükkan ,7 ticaret hanindan,bedesten ve saraçhaneden söz eder. Harput'un çevre köylerinde de el sanatlari yayginlasmisti.
Pamuk ve diger zirai ürünler ekilir , tarim ve hayvancilikla birlikte el sanatlari en önemli geçim kaynagini olustururdu.
Harput 19.yüzyilda canliligini korudu.Kamus'al-Alem'e göre bu dönmede Harput'ta 2670 ev,843 dükkan, 10 camii,10 medrese, 8 kütüphane, 8 kilise ,12 han ve 90 hamam bulunmaktaydi.
19. yüzyilda Harput2ta sanayide uç vermeye basladi.Osmanlilarin son zamanlarinda batililar Harput'a özel bir önem verdiler. Amerikan,Alman ve Fransiz kolejleri kurdular. Bu okullar Harputtaki yasama biçimini etkilemistir. Bu nedenle Harput halkindan bir çok insan Amerika'ya gidip gelmistir. Cevat Fehmi Baskut'un yazdigi Harput'ta bir Amerikali oyunu bu olayi Harput'un son yüzyildaki çöküsünü anlatir.
Harput,birbirine çok benzeyen sebeplerle tarihe karisan bir çok eski Türk sehri gibi terk edilmistir. Yöneticilerin 1834 yilinda askeri ve idari merkezlerini mezraya tasimalari ,demir yolunun mezreden geçmesi gibi nedenlerle zaman içerisinde Harput bütün fonksiyonlari ile birilikte tasinarak bugünkü Elazig 'i olusturmustur.
Türklerin fethine kadar bir kale sehri olarak kalan Harput ,Türklerle birlikte bayindir bir sehir haline gelmis ve istikrara kavusmustur. Orta Asya'dan kopup gelen Türk insani ,beraberinde getirdigi bilgi birikimi,gelenek,görenekleri ile mahalli kültürlerden de istifade ederek ,Harput'u çiçek çiçek nakislamis ve Türk medeniyetinin en hassas , en sevimli ve en yüksek örneklerini yaratmistir.
Türklerle birlikte Harput'ta sehirlesme,ticaret,el sanatlari,dini ve diger kültürel faaliyetler her geçen gün geliserek devam etmistir. Son derece güçlü sairler , bilim adamlari,mutasavvif yetistiren Harput ,kendine has bir folklor ve edebiyat gelistirmis ve Türk kültür tarihi içerisinde nadide bir yere sahip olmustur.

HARPUT VE ELAZIG ADININ KAYNAGI

Asur ve Hitit yazilarinda Harput'tan söz edilmektedir. Bogazköy'de bulunan Hititler'e ait çivi yazili belgelerde Harput yöresine ISUVA denildigi görülmektedir.M.Ö.19. uncu asirda bulunan Asurlar'a ait çivi yazili Kapodokya metinlerinde KARPATA adiyla geçen yerin Harput oldugu söylenmektedir.Urarturlar döneminde Harput'a KARBERD denilmekte idi."KAR " tas, "BERD" ise kale anlamina gelmektedir.
M.Ö.13. asra ait Hitit çivi yazili bir vesikada Harput, HARPUTTAS olarak adlandirilmistir. Vesikada Harputtas ,Harziuna ülkesinin dört sehrinden birisi olarak gösterilmistir.Harputtas sehri ile bugünkü Harput'un ayni oldugu konusundaki fikri Prof.Bossert ileri sürmüstür.M.Ö.9. ve 8. yüzyilda Hitit kitabelerinde Harput'a HARPUTTAVANAS denilmektedir.
M.Ö.900-650 yillarinda Urarturlar Harput'a SUPANI adini vermislerdir.Eski Yunan ve Romalilar bu kelimeyi SUPHANE ya da SOFEN seklinde kullanmislardir.Bununla beraber ünlü Alman Cografyacilarindan "K.Ritter" Harput'un bütün SUPHANE eyaletinin merkezi olarak göstermekte ve bu fikri Lehman Haupt da muhtemel görmektedir.
Arap kaynaklarinda Harput ve yöresi HINZIT,Ermeni kaynaklarinda ise HANDZIT olarak geçmektedir.Arap kaynaklarinda Iranlilar'in zapt ettikleri ZIATA CASTELLUM denilen yerin Harput'tan baska bir yer olmadigi , ZIYATA kalesine Araplar'in HISN-I ZIYAT dedikleri ,Ziyata'nin Ziyad'a benzetilmis oldugu ve Castellumun'da Arapça kale manasina gelen HISN kelimesinin karsiligi oldugu muhakkakdir.
Harput bir zamanlar bu sekilde isimlendirilmis ve Hisn-i Ziyat ismi yakin asirlara kadar devam etmistir.Bazi bilginler Hisn-i Ziyat isminin yalnizca kaleye verildigi ,sehre ise HARTABIRT denildigi ve Arapça'ya bu sekilde ve bazende HATR-EL-BUYUT geçtigi ifade edilmektedir.
Harput'un Elazig'a tasinmasiyla Elazig'da oturan insanlar Harput'a yukari sehir demeye basladilar.
Elazig'in Osmanli Dönemindeki ilk adi Mezradir.Elazig'in Sultan Abdulaziz zamaninda bayindirlastigi ve buraya MAMURET'ÜL AZIZ yani Aziz'in yaptirdigi kent adi verilmektedir.Sonralari halkin agzinda daha kolay söylenebildigi için ELAZIZ olarak kullanilmistir.17 Kasim 1937 'de ELAZIZ'e gelen ****** ,sehrin adinin ELAZIK olmasini istemis; ******'ün önerisi ve bakanlar kurulu karari ile Elaziz,Elazik olarak degistirilmistir.Azik diyari anlamina gelen bu kelime , söylenis zorlugu nedeniyle 10 Aralik 1937 'de bir bakanlar kurulu karari ile bugünkü söylenis sekliyle kabul edilmistir.
avatar
By_hakaN
ADMİNADMİN

Erkek
Mesaj Sayısı : 420
Yaş : 38
Nerden : İzmir
Ben Böyleyim :
ReP Puanı : 15
Kayıt tarihi : 01/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz